“Ayağınıza Taş, Göğsünüze İse Ateş Değmesin”
Orman Genel Müdürü Sn. Bekir Karacabey, Öz Orman İş Sendikası’nın sorularını cevaplamıştır.
Sizleri yakından tanımak istiyoruz. Bizlere kendinizden bahsedebilir misiniz?
Ben 1973 yılında Yozgat Çayıralan’da dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimin ardından 1993 yılında hayatımın gidişatını da şekillendirecek olan Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi’nden mezun oldum.
1997 yılında Şanlıurfa’da kısa bir öğretmenlik macerasının ardından 1998 yılında Orman Teşkilatı bünyesine dahil oldum. O günden bugüne teşkilatın pek çok kademesinde sırası ile şeflik, muavinlik, müdürlük yaptım. 2017 yılından bu yana ise Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri doğrultusunda Orman Genel Müdürü olarak hizmet vermekteyim.
Ormancılık nedir? Türkiye’de ormancılık faaliyetlerimizin genişlemesi anlamında neler yapılıyor?
Ormancılık teknik olarak pek çok şekilde tarif edilebilir. Bu tarifleri literatürde genişçe bulabilir, istediğinizden istifade edebilirsiniz. İlla ki teknik bir tanım yapmamız gerekirse ormancılık, orman kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi sanatıdır diyebiliriz.
Teknik detayların dışında ormancılık bir yaşam biçimi, bir gönül işidir. Yaptığınız çalışmaların sonucunu belki de dünya gözü ile görmeyeceksiniz ama insanlığa faydalı olmanın bilinci ile bu faaliyetleri huzur içinde yürütürsünüz. Sadece insanlığa faydalı olmazsınız ormancılık yaparken. Aynı zamanda orman ekosisteminin barındırdığı bütün canlılara da faydanız dokunur. Bunun verdiği heyecanın tarifi neredeyse imkansızdır.
Ülkemiz ormancılığı Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde 185 yıldan bu yana yürütülmektedir. Ormanlarımızın her türlü tehlikelerden korunması, nitelik ve nicelik olarak geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir şekilde ormanlarımızın yönetimi için ormancılık faaliyetlerini icra etmekteyiz. Bizler bu faaliyetleri; teknik, teknolojik ve bilimsel yöntemlerin ışığında sürdürmekteyiz.
Değişen ve gelişen koşullar ormancılığımızı ve yürüttüğümüz faaliyetleri de pek tabi güncellememizi gerekli kılmaktadır. Örneğin bugün yapay zeka tabanlı pek çok uygulama ormancılığımıza yön vermekte ve ormanlarımızın gelişimine katkı sağlamaktadır. Bu değişim ve gelişim devam ettiği sürece ormancılığımızda müspet manada değişime uğrayacaktır.
Dünya ölçeğinden baktığımız zaman Türkiye ormancılık konusunda attığı adımlarda yeterli seviyede diyebilir miyiz?
Dünya ölçeğinde ormancılığımızı değerlendirirken geniş bir perspektiften bakmamız elzemdir. Korumadan tutun da yangınla mücadeleye varıncaya kadar; ağaçlandırma çalışmalarından tutun da teknolojinin kullanımına kadar pek çok skala bu açıdan değerlendirilmelidir.
Şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki; ülkemiz ormancılığı benzer ormancılık çalışmaları yürüten ülkelere rol model olmaktadır. Özellikle orman yangınları ile mücadelede ve ağaçlandırma çalışmalarında uluslararası otoriteler tarafından ülkemiz istatistiklerde üst sıralarda yer almaktadır. Tabi ki bu başarı geçmişten gelen bir çalışmanın, disiplinin bir harmanı diyebiliriz.
Peki bu adımlar yeterli midir? Baktığınız noktada elbette ülkemiz başarılı ve örnek bir ormancılık çalışması yürütüyor. Ancak değişen ve gelişen şartlar bizler için skaladır. Örneğin bugün insansız hava aracı kullanan ilk iki ülkeden biriyiz. Ya da teknolojik gelişimler doğrultusunda yapay zeka ile yangın yönetimi gerçekleştiren sayılı ülkelerden biriyiz.
Demek istediğim evet başarılı ormancılık çalışmaları yürütüyoruz. Ancak kendimizi de sürekli geliştirmekteyiz. Buna mecburuz.
Son yıllarda ülkemizin gündemine sık sık gelen “İklim Değişikliği” nedir ve bu değişikliğin etkileri nelerdir?
İklim değişikliği aslında adı yanında iklimlerin değişikliğe uğramasıdır. Çok basit ifade edilebilmekte gördüğünüz gibi ancak etkileri itibari ile baktığımızda ifade etmekte güçlük çektiğimiz bir kavramdır.
İklim değişikliği hadisesi tarih boyunca meydana gelen hadisedir esasında. Ancak küresel ölçekte bir kriz haline gelen iklim değişikliği kaynaklı küresel ısınma, küresel ölçekte mutlaka önlem almamız gereken bir krizdir.
Etkileri ise iklim değişikliği sonucu ortaya çıkan yağış rejimindeki değişiklikler, buzulların erimesi, sıcaklıkların hissedilir düzeyde artması ve her sene rekorlar kırması, ekolojik felaketler, hatta kitlesel göçler vb gibi örneklerle açıklanabilir.
Özellikle hava sıcaklıklarındaki artış hayatın her alanında olumsuz etkilere sebep olmaktadır. Ormancılığımız açısından en büyük risk ise orman yangınlarının daha sık ve şiddetli yaşanabileceği gerçeğidir.
OGM İklim değişikliği üzerine neler yapıyor?
İklim değişikliği kaynaklı küresel ısınmanın ormancılığımız açısından yıkıcı etkilerine bakacak olursak, yağış rejimindeki düzensizlikler, hava sıcaklıklarının rekor düzeyde artış göstermesi sıcaklıklara bağlı yağış rejiminin düzensizleşmesi, olası su krizleri, ekosistemlerin değişime uğraması vb. gösterilebilir.
Orman Genel Müdürlüğü olarak tüm bu yaşanan ve yaşanması muhtemel krizler için önlemlerimizi almaktayız. Örneğin orman yangınlarının artacağı öngörüsü ile hava ve kara filomuzu büyüttük. Her geçen gün de teknik ve teknolojik olarak geliştirmeye devam ediyoruz.
Yağış rejimimdeki düzensizlikler beraberinde bitki örtüsünün değişimine de neden olmaktadır. Bu değişim göz önünde bulundurularak fidanlıklarımızda sıcağa ve susuzluğa dayanıklı türler üretilmekte, mevcut türler için ise enstitülerimizde genetik çalışmaları yürütülmektedir.
Su krizlerine karşı ise ormanlarımızı planlarken ise mevcut baraj, göl ve akarsu yataklarının etrafındaki ormanlarımızın özellikle su koruma fonksiyonlarını daha net olarak belirliyoruz. Bununla birlikte su kaynaklarımızı korumak için erozyon kontrol projeleri yürütüyoruz.
İklim değişikliği ile mücadele sadece bir kurumun, bir ülkenin gerçekleştirebileceği bir proje değil. Bu sebeple Dünya Bankası’nın finanse ettiği tarihimizin en büyük dış kaynaklı projesi olan İDOP (İklim Değişikliğine Dirençli Ormanlar Projesi), pek çok çalışmayı öngörmekte ve yapılacak bu çalışmalar ile ormanlarımız paydaşların da katkılarıyla daha dirençli hale gelecektir.
Bu ve bunun gibi pek çok çalışmamız iklim değişikliği ile mücadelemiz doğrultusunda yürütülmektedir. Biliyoruz ki buna şimdi önlem almazsak eğer bunun faturasını ileride daha acı bir şekilde ödeyeceğiz.
İklim değişikliği kaynaklı yaşanan küresel ısınma nedeniyle genel olarak sıcaklıklar artmaya devam ediyor. Bu doğrultuda orman yangınlarıyla mücadele konusunda neler yapıyorsunuz?
Orman yangınları ile mücadele yalnızca bugünün konusu değil. Yalnızca iklim krizi ile ortaya çıkmış bir hadise değil.
Orman yangınları bu coğrafyanın tabii bir unsurudur. Bundan milyonlarca yıl önce de durum bu şekilde idi. Günümüzde de bulunduğumuz coğrafya itibari ile ve ormanlarımızın büyük bir kısmının yangınlara karşı hassas alanlar içerisinde yer almasından dolayı mücadelemiz büyük bir gayretle devam etmektedir.
İklim değişikliği kaynaklı küresel ısınma ise tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkilerini göstermektedir. Orman yangınları ise bu krizin bir sebebi olarak artış göstermekte, yapılan bilimsel açıklamalar doğrultusunda yangınlar için daha ciddi önlemler gerekmektedir.
Bizler Orman Genel Müdürlüğü olarak bu uyarıları ciddiye alıyoruz. Yangınla mücadele çalışmalarımızı bu doğrultuda şekillendiriyor, kendimizi buna göre geliştiriyoruz.
2021 yılında orman yangınları ile daha etkin mücadele edebilmek amacıyla Genel Müdürlüğümüz bünyesinde Havacılık Daire Başkanlığı’nı kurduk. Çeşitli tip ve boyutta uçak ve helikopterleri hava filomuza dahil ettik. Yine aynı şekilde kara unsurlarımızı da güçlendirmekteyiz.
Teknolojiyi etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bu doğrultuda İHA’lar gözlem ve yangın yönetimi açısından işlerimizi oldukça kolaylaştırıyor. Ayrıca akıllı kuleler, yapay zeka tabanlı yazılım ve sistemler de aynı şekilde yangınla mücadelemize güç katıyor.
Tabi ki en etkili mücadele yöntemi bilinçlendirme faaliyetleri. İklim değişikliği ile birlikte ormanlarımızda yangınlara karşı dikkatli olması için vatandaşlarımızı, kurumlarımız kısaca toplumun bütün unsurlarını bilgilendiriyor ve bilinçlendiriyoruz.
Orman yangınlarıyla mücadele konusunda ekipman ve insan gücümüz yeterli diyebilir misiniz? Bu anlamda yeni dönemde bizleri neler bekliyor?
Orman yangınları ile mücadelemiz hem havadan hem de karadan bütün unsurlarımız ile topyekün devam edecektir.
Yangınla mücadelede her geçen sen bizlere yeni tecrübeler kazandırmaktadır. Bu tecrübeler ise yangınla mücadelemizi daha da iyi hale getirmektedir.
2024 yılı orman yangınlarıyla mücadele organizasyonunda; toplam 25 bin personel ile (4 bin teknik, 5.500 orman muhafaza, 15.500 işçi ve diğer)
- 26 uçak,
- 105 helikopter,
- 14 İHA ile havadan,
- 649 arazöz ve su ikmal aracı,
- 453 ilk müdahale aracı,
- 821 iş makinası ile karadan orman yangınları ile mücadele edeceğiz.
Orman Yangınlarıyla mücadele konusunda vatandaşlar gönüllü olabilir mi? Gönüllü olmak isteyenler nasıl bir yol izlemelidir?
Orman yangınları toplumumuzun 7’den 70’e bütün kesimlerini derinden etkilemektedir. Bir yerde yangın meydana geldiğinde vatandaşlarımız tabir-i caiz ise can havli ile bizlere yardıma koşmaktadır. Bu durum bizler için oldukça sevindirici bir gelişmedir. Ancak orman yangınları ile mücadele oldukça tehlikelidir. Yapacağınız hatalar telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilmekte hem kendinizi hem de ekip arkadaşlarınızı sıkıntıya düşürebilmektedir.
Ormanın Kahramanları olarak ifade ettiğimiz orman yangınları ile mücadele eden ekip arkadaşlarımız orman yangınları ile mücadele konusunda oldukça iyi eğitimli profesyonellerden oluşmaktadır. Bu arkadaşlarımız bile zaman zaman istenmeyen neticelerle karşılaşabilmekte hatta bizleri de üzmektedirler. Bugüne kadar bu uğurda 139 arkadaşımız şehit olmuştur. Bu sanırım ne kadar zorlu bir mücadele olduğunu gözler önüne sermektedir.
Vatandaşlarımızın böylesi riskli bir görevi ifa etmesi ise eğitim olmadan büyük riskler barındırmaktadır. Bizler vatandaşlarımızın bu teveccühlerine karşılık 2019 yılında Orman Yangın Gönüllüsü sistemini hayata geçirdik.
Orman yangınları ile mücadelede gönüllü olmak isteyen vatandaşlarımız e-Devlet üzerinden resmi başvurularını yaptıktan sonra bizim uzmanlarımız tarafından eğitilmekte, tam manası ile profesyonel olmasalar da bilinçli, ne yaptığını bilen bu vatandaşlarımız olası bir orman yangınında bizlere büyük destekler vermektedirler.
Bugün 120 binin üzerinde orman yangın gönüllümüz bulunmaktadır. Buradan o arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Diğer vatandaşlarımızı da orman yangın gönüllüsü olmaya davet ediyorum.
Son 20 yılda dikili fidanlarımız konusunda ne aşamadayız?
Son 22 yılda ağaçlandırma konusunda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Milli ağaçlandırma seferberliği, 11 Kasım gibi kampanyalar vatandaşlarımızı da bu gayretimize ortak etmiştir.
Yapmış olduğumuz ağaçlandırma çalışmaları yüzümüzü güldürür niteliktedir. Son 22 yılda 7 milyardan fazla fidan toprakla buluşmuştur. Bu gurur aslında hepimize aittir.
Yapılan ağaçlandırma çalışmaları neticesinde sahalarımızın durumu teknik olarak gözlenmekte ve istatistiki ölçümler gerçekleştirilmektedir. Bu ölçümler neticesinde gerek görülen yerlerde tamamlamalar yapılmaktadır.
Sağlıklı olan fidanlarımızın ise hayatiyetini ve bağımsızlıklarını kazanana kadar bakımları sürdürülmektedir.
Orman işçilerimize buradan iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Orman Teşkilatı yaklaşık 45 bin personeli olan büyük bir teşkilattır. Bizler kendimizi ifade ederken aileyiz diye ifade ediyoruz. Bunu söylerken kalbi olarak dile getiriyoruz. Çünkü bizler yeri geliyor 24 saat birlikte mesai yapıyor, alevlere karşı kol kola göğüs geriyoruz. Bu sebeple aileyiz demem abartı bir ifade değildir.
Özellikle yaklaşan yaz mevsimi ile birlikte orman yangınları gecemiz gündüzümüz olacak. Yaklaşık 25 bin personelimiz ise yangınlarla can siperane mücadele edecek. Ben bu arkadaşlarıma şimdiden şükranlarımı sunuyorum.
Ayağınıza taş, göğsünüze ise ateş değmesin.
Kaynak;
Yeşil Vatan Koruyucuları Dergisi 1. Sayı






