Doğal Gaz Patlaması Doğal Gaz Sıkışmasından Olur

Şenay Koçyiğit Özdoğan

İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı

Doğalgaz Patlaması Neden ve Nasıl Olur?

Doğal gaz dediğimiz şey, kokusuz bir gazdır. İçine ekstra koku eklerler ki herhangi bir sızıntı gibi bir durum olduğunda hissedilebilsin. Doğal gaz patlaması genelde doğal gaz sıkıştığında olur. Doğal gaz bir sızıntıdan, kombi ekipman arızasından kaynaklı olabilir ve bu nedenli bir sızıntıdan dolayı birikme yaşar. Doğal gaz kapalı hacimli yüzde 5-15 arasında hava ile karıştığında patlamaya neden ve patlamanın ana nedeni de ateş veya kıvılcım ile temastır.

Evlerde doğal gaz patlamasının en önemli nedeni kombi bakımlarının, ocak, doğal gaz sisteminin bakımlarının yapılmıyor olmasından kaynaklıdır. Yılda en az bir kez kombilerin bakımlarının yaptırılması gerekmektedir.

Aynı zamanda evlerde kombinin yerinin değişmemesi gerekir. Mevcut kombilerimizin yerleri belirli bir hesaplamalara göre ayarlanmış, güvenlik önlemleri de bu hesaplamalara göre ölçülmüştür. Aksi takdirde, havalandırmanın yetersiz olduğu yerde kombi olduğunda illa ki dışarı doğal gaz ufak ufak sızıntı verecektir ve patlamanın meydana gelme olasılığı artacaktır.

Kombilere kapalı dolap yaptırmak çok tehlikelidir. Olabildiğince kombinin, havalandırmanın en iyi olduğu yerlerde olmalıdır. Bu tarz patlamalarda en çok karşılaştığımız durumlar, havalandırmanın yetersiz olduğu yerlerdir. İnsanlarımız genel olarak kombiyi görünmesin diye dolap içerisine alıyorlar ya da doğal gaz borularına müdahale ediyorlar. “Balkonda durmasın, mutfak kısmına alalım” diyenler de var. Ateşin olduğu yerlere alınan kombiler var. Aslında bunlar patlamaya neden olabilecek durumlar. Doğal gaz kombinin kesinlikle havadar bir yerde olması lazım. Doğal gaz patlaması doğal gaz sıkışmasından olur.

İş yerlerinin de doğal gaz sistemlerinin periyodik kontrollerinin yapılması gerekir. İş yerleri yılda en az bir kere periyodik kontrol yaptırılmalıdır.

İş Yerinde Elektrik Çarptı Ne Yapılmalı?

Elektrik çarpması yaşandıktan sonra yardıma koşan kimse aşağıdaki talimata uyarak kazazedeyi mümkün olduğu en kısa zamanda elektriğin tesirinden kurtarmalıdır. Kurtarıcı rutubet, ter ve ıslaklığın kendisi için çok tehlikeli olduğunu unutmamalıdır.

1-Kazanın vuku bulduğu mahallin hemen yakınında bir kesme cihazı (anahtar, şalter ve kesici) varsa derhal elektriği kesmek.

2-Aksi takdirde, aynı neticeyi elde etmek için iletkenleri kısa devre etmek. Bu işlemi yapan kimse, kendini kısa devre akımına kaptırmayacak şekilde hareket etmelidir.

3-Şayet akımı kesmek mümkün değilse, kurtarıcı, kendini akım ve topraktan izole edecek, sap ve kolları çok iyi yalıtılmış olan alet ve kancaları kullanacak, yalıtılmış tabure veya yeter kalınlıkta kauçuk halı üzerine çıkacaktır.

4-Kazazedenin asılı kaldığı hallerde (bir direk üzerinde olan kaza) akımın kesilmesi için geçecek zaman zarfında, düşebileceği göz önüne alınarak gerilim altında bulunan iletkenlere doğrudan doğruya veya madeni cisimlerle dokunulmamaya dikkat ederek iletkeni kazazededen derhal ayırmalıdır. Alçak gerilimlilerde akım kesmek için zaman kaybedilmemesi tercih edilir.

Bel Fıtığı Meslek Hastalığı Mıdır?

Mesleğimiz nedeniyle en çok karşılaştığımız sorulardan bir tanesi de bel fıtığının meslek hastalığı olup olmadığıdır.

Bel fıtığının meslek hastalığı olup olmadığı en çok tartışılan konulardan biridir. Uzun yol şoförlerinde, elle taşıma işi yapanlarda, sürekli oturarak çalışanlarda en sık görülen meslek hastalığı bel fıtığıdır. Bir hastalığın meslek hastalığı olabilmesi için hastalığın yapılan işle ilişkisi olmalıdır.

Bel fıtığının yapmış olduğunuz iş sebebi ile mi meydana geldiği, yoksa iş dışında yapılan uygunsuz hareketler sonucunda mı meydana geldiği meslek hastalığı tanısı konulması açısından önemlidir. Bazı olaylarda, meydana gelen hastalığın mesleksel olduğunun kesin kanıtları yoktur.

Böyle durumlarda, sonu olmayan hukuki tartışmalardan kaçınabilmek için, meslek hastalıklarını gösteren listeler yapılmış ve listede adı bulunan hastalık, işçi o hastalığı yapabilecek işte çalışmışsa, mesleksel olduğu farz edilmiş mesleksel kabul edilmiştir. Fakat bu liste dışında olan ve yapılan işten kaynaklı hastalıklar meslek hastalığı sayılacağı gibi, listede olduğu halde iş dışında meydana geldiği tespit edilen hastalıklar da liste dışı kalabilir. Bel fıtığı da bu meslekler arasındadır. İşçi bel fıtığının işten kaynaklı olduğunu alacağı rapor ile belgelemelidir.

Hangi Durumlarda İş Durdurulur?

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 25. maddesinde hangi durumlarda iş durdurma hakkımız olduğunu görmekteyiz.

Bu maddeye göre “İşyerindeki bina ve eklentilerde, çalışma yöntem ve şekillerinde veya iş ekipmanlarında çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edildiğinde; bu tehlike giderilinceye kadar, hayati tehlikenin niteliği ve bu tehlikeden doğabilecek riskin etkileyebileceği alan ile çalışanlar dikkate alınarak, işyerinin bir bölümünde veya tamamında iş durdurulur.

Ayrıca çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda iş durdurulur.

İş sağlığı ve güvenliği bakımından teftişe yetkili üç iş müfettişinden oluşan heyet, iş sağlığı ve güvenliği bakımından teftişe yetkili iş müfettişinin tespiti üzerine gerekli incelemeleri yaparak, tespit tarihinden itibaren iki gün içerisinde işin durdurulmasına karar verebilir. Ancak tespit edilen hususun acil müdahaleyi gerektirmesi hâlinde; tespiti yapan iş müfettişi, heyet tarafından karar alınıncaya kadar geçerli olmak kaydıyla işi durdurur.

İşin durdurulması kararı, ilgili mülki idare amirine ve işyeri dosyasının bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne bir gün içinde gönderilir. İşin durdurulması kararı, mülki idare amiri tarafından 24 saat içinde yerine getirilir. Ancak, tespit edilen hususun acil müdahaleyi gerektirmesi nedeniyle verilen işin durdurulması kararı, mülki idare amiri tarafından aynı gün yerine getirilir.

İş Görmezlik Raporu Nedir? Hangi Durumlarda Verilir?

İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan işçinin tedavi ardından geçici iş göremez durumu düzelmiş fakat iyileşememişse yani çalışma gücünü tekrar kazanamamışsa, çalışana sürekli iş göremezlik maaşı bağlanır.

Çalışanın sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanabilmesi için çalışma gücünün yüzde 10’undan fazlasını kaybetmiş olması gerekmektedir. Sürekli iş göremezlik iki başlık altında incelenmektedir. Bunlar tam iş göremezlik hali ve kısmi iş göremezlik halidir. Tam iş göremezlik hali çalışanın çalışma gücünü yüzde 100 kaybettiğinin göstergesidir.

Kısmi iş göremezlik hali ise çalışma gücünün en az yüzde 10 ile en çok yüzde 99.99’unun kullanılamadığının göstergesidir. Sürekli iş göremezlik maaşı çalışanın çalışma gücü kaybı oranına bağlıdır. Sürekli tam iş göremezlik maaşı çalışanın aylık kazancının yüzde 70 oranında verilir.

Sürekli kısmî iş göremezlikte ise sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı yüzde 100 olarak uygulanır.

 

Kaynak;

Yeşil Vatan Koruyucuları Dergisi 2. Sayı